Gece ne olduğu, sabah nasıl kayacağınızı belirler
Sabah pistin nasıl olacağı, dün geceki sıcaklıkta gizli. İki sayıya bakmak yeterli.
· 3 dk okuma süresi
Kar ve hava
Erciyes Canlı Yayın Kurulu · · Güncellendi · 3 dk okuma süresi
Kayakçılar arasında "Erciyes'in karı kurudur" cümlesi sık tekrarlanır. Bu bir pazarlama sözü değil, dağın konumundan çıkan somut bir sonuçtur ve pistte hissedilir bir farka karşılık gelir.
Bu yazıda kuru karın ne anlama geldiğini, Erciyes'te neden oluştuğunu ve kayak deneyiminizi hangi noktalarda değiştirdiğini açıklıyoruz.
Kar kristallerinin arasındaki hava oranı, karın "kuruluğunu" belirler. Su içeriği düşük olan kar hafiftir, ayakla basıldığında sıkışmak yerine dağılır ve avuçta top olmaz. Su içeriği yüksek kar ise ağırdır, kolay sıkışır ve kartopu yapmaya elverişlidir.
Teknik olarak bu fark su eşdeğeriyle ölçülür: aynı yükseklikteki iki örtü eritildiğinde farklı miktarda su verir. Kuru bir örtüde on santimetre kar bir santimetreden az su verebilirken, nemli bir örtüde aynı yükseklik iki-üç katı su içerir.
İki etken birlikte çalışıyor. Birincisi konum: Erciyes, denizden uzak bir iç bölgede yükseliyor. Denize yakın dağlara ulaşan hava kütleleri yol boyunca bol nem taşır ve ağır kar bırakır; İç Anadolu'ya ulaşan hava kütlesi bu nemin önemli bölümünü çoktan bırakmıştır.
İkincisi yükseklik. Kayak alanının tamamı 2.000 metrenin üzerinde, üst kotlar 3.300 metreye yaklaşıyor. Bu yükseklikte hava sıcaklığı sezon boyunca uzun süre sıfırın belirgin altında kalır; kar düştüğü hâliyle korunur, ara ara eriyip yeniden donarak tanelenmez.
Bu ikisinin birleşimi, düşen karın hafif kalmasını ve düştükten sonra da bir süre öyle kalmasını sağlar.
En belirgin fark dönüş hissinde ortaya çıkar. Kuru kar kayağın kenarına daha az direnç gösterir; dönüş başlatmak kolaylaşır ama kenar tutuşu nemli kardaki kadar keskin değildir. Sert ve buzlu bir yüzeye alışkın bir kayakçı ilk saatlerde kayağının "kaydığını" hissedebilir.
İkinci fark hızda. Hafif kar sürtünmeyi azaltır, aynı eğimde daha hızlı gidersiniz. Bu, özellikle uzun ve düzenli hatlarda dikkat gerektirir.
Üçüncüsü görüş. Kuru kar rüzgârla kolay savrulur; kapalı ve rüzgârlı bir günde üst kotlarda yerden kalkan kar, gökten yağan kar kadar görüşü düşürebilir.
Kuru ve soğuk kar, ekipmanın kayma yüzeyine farklı davranır: soğukta kayak tabanı ile kar arasında oluşan ince su filmi incelir, bu da sürtünmeyi artırabilir. Sezonun soğuk döneminde ekipmanınızın bakımlı olması, ılık dönemdekinden daha çok fark yaratır.
Teknik tarafta, kenar tutuşunun daha yumuşak olduğunu hesaba katarak dönüşleri biraz daha erken başlatmak işe yarar. Sert buzlu yüzeylerden gelen bir kayakçı için bu, birkaç iniş sonunda kendiliğinden oturan bir uyarlamadır.
Giyim tarafında ise kuru soğuk lehinize çalışır: nemli soğuğa göre aynı sıcaklıkta daha az üşürsünüz. Buna karşılık rüzgâr, hissedilen sıcaklığı hızla düşürür; üst kotta rüzgâr geçirmez bir dış katman, kalın bir orta katmandan daha belirleyicidir.
Karın kuru kalması düştüğü andaki koşullara değil, düştükten sonraki günlere bağlıdır. Sıcaklık sıfırın belirgin altında kaldığı sürece kristaller yapısını korur. Ancak gündüz eriyip gece yeniden donan bir döngü başladığında kar tanelenir; hafif ve tozlu yapısını kaybedip iri taneli, ağır bir örtüye dönüşür.
Erciyes'te bu dönüşüm tipik olarak mart ayında başlar. Güneş açısı yükselir, gündüz sıcaklıkları sıfırın üstüne çıkar ve özellikle güney bakan yamaçlarda yüzey yumuşar. Gece tekrar donduğunda sabahın ilk saatleri sert olur.
Pratik sonuç şudur: aynı merkezde ocak ayındaki kar ile nisan ayındaki kar aynı kar değildir. Sezonun ilerleyen döneminde gün içindeki saat, kar tipini kot kadar belirler.
Bir yamacın hangi yöne baktığı, üzerindeki karın ne kadar süre kuru kalacağını doğrudan belirler. Kuzeye bakan yamaçlar gün boyunca daha az doğrudan güneş alır; kar burada daha uzun süre korunur ve toz karakterini sürdürür.
Güney yamaçlar ise sezonun ilerleyen döneminde önce yumuşar. Bu, dezavantaj olmak zorunda değil: mart ve nisanda öğle saatlerinde güney yamaçtaki yumuşamış kar, birçok kayakçı için sert kuzey yamaçtan daha keyiflidir.
Günü buna göre kurmak — sabah kuzeyde, öğleden sonra güneyde kaymak — sezonun ikinci yarısında en iyi koşulları takip etmenin basit yoludur.
Amaca göre değişir. Pist dışı ve toz kar arayan kayakçılar için kuru kar açık ara tercih edilir. Düzenlenmiş pistte keskin kenar tutuşu isteyen yarış tarzı bir kayakçı ise daha nemli, sıkışmış bir yüzeyi tercih edebilir.
Hayır, tersine. Kuru kar daha az su içerdiği için erimesi de daha az enerji gerektirir ama Erciyes'te örtüyü koruyan asıl etken yüksekliğe bağlı düşük sıcaklıktır. Örtü, ılık hava girmedikçe uzun süre korunur.
Soğuk ve kuru koşullarda kayma yüzeyinin bakımlı olması daha çok fark yaratır. Sezon içinde düzenli bakım, özellikle uzun ve düz geçişlerde hissedilir bir hız farkı verir.
Sabah pistin nasıl olacağı, dün geceki sıcaklıkta gizli. İki sayıya bakmak yeterli.
· 3 dk okuma süresi
Aynı gün, aynı kotta iki yamaçta çok farklı kar bulabilirsiniz. Farkı yaratan çoğu zaman rüzgârdır.
· 3 dk okuma süresi
Baharda aynı pist sabah sekizde ve öğlen birde iki farklı pisttir. Fark, saatte gizli.
· 3 dk okuma süresi
Yazıda cevabını bulamadığınız bir şey varsa yazın ya da arayın.